GLOKOM Körlük Yapar mı?

Karasu olarak da adlandırılan Glokom göz tansiyonunun normalden yüksek olması sonucu ortaya çıkan en önemli körlük nedenlerinden biridir.

 

Glokomun birkaç çeşiti vardır. Bazan doğuştan da ciddi göz tansiyonu yüksekliği ile karşılaşmakla birlikte, en sık rastladığımız Primer Açık Açılı Glokomdur. Bu tür glokom genellikle orta yaş ve üzerinde karşımıza çıkar.

 

Göz tansiyonunun yüksekliği, aşırı yüksek olmadıkça, genellikle bir belirti vermez ama kenar görüntülerden başlayarak görme alanı yavaş yavaş daralır ve sonunda merkezi görme de yok olur.

 

Sinsi bir hastalık olan glokomun erken teşhisi için mutlaka göz tansiyonu ölçülmelidir ve gerekirse Görme Alanı ve/veya OCT adı verilen optik tomografi  tetkiki ile görme sinirinin analizi yapılmalıdır. OCT tetkiki bize genellikle %5 ve üzeri hasarlarda bilgi verebilmekte ve bizi teşhis, tedavi ve takip açısından yönlendirmektedir. Eğer gerekli görülürse elbette başka tetkikler de yapılabilir.


OCT TETKİKİ –  SAĞ GÖZ HASARLI
( Resimde sol taraf )

 

Göz tansiyonunun yüksekliğini glokom açısından değerlendirilirken mutlaka Kornea kalınlığı da ölçülmelidir. Kalın kabuklu portakalın ince kabukludan daha sert hissedilmesi gibi, kornea kalınlığı normalden fazla ise göz tansiyonu da yüksek gibi, kornea normalden ince ise düşük gibi değerlendirilebilir. Bunu değerlendiren çizelgelerimiz yanında otomatik olarak doğru değeri gösteren cihazlarımız da vardır.

 

Glokomun tedavisinde göz tansiyonunu düşüren damlalar vermekteyiz. Göz tansiyon damlaları göz tansiyonunu düşürmede yeterli gelmezse ve/veya Görme alanı veya OCT’de hasar ortaya çıkıyor ya da mevcut hasar ilerliyorsa görmeyi korumak için glokom ameliyatı yapmaktayız.

 

Günümüzde göz tansiyon damlaları ile gözü ve görmeyi ömür boyu korumak mümkün olabilmektedir. Ancak hastaların bu damlaları doktorun önerdiği şekilde her gün ve ömür boyu düzenli olarak damlatmaları gerekir. Çünkü bu damlaların etkileri genellikle türüne göre 12 ile 24 saat sürmektedir. Damla kullanmayı önemsemeyen veya sıklıkla ihmal eden hastalarda görme kayıpları ve hatta körlük kaçınılmazdır.

 

Hastalar her hangi bir tereddütü olduğunda mutlaka doktoruna danışmalıdır.

 

Sağlıklı, net görüşlü güzel günler dilerim.

 

Prof. Dr. H. Zeki Büyükyıldız

 

 

Open chat